Çocukluk ve Tarih

Deneyim, bilgi, oyun gibi herkesin üzerinde anlaştığını düşündüğü terimleri didikleyen Agamben, Felsefeden dilbilime, antropolojiden siyasete geçerek, okura yeni ufuklar açıyor.

10,20
%15
12,00
Çocukluk ve Tarih
 
Son dönemin en etkili düşünürlerinden Giorgio Agamben’in Çocukluk ve Tarih’i, çarpıcı üslubu, keskin gözlemleri ve sağlam kuramsal yapısıyla dikkat çekiyor: Deneyim, bilgi, oyun gibi herkesin üzerinde anlaştığını düşündüğü terimleri didikleyen Agamben, Felsefeden dilbilime, antropolojiden siyasete geçerek, okura  yeni ufuklar açıyor.
 
“İnsan oynayınca kutsal zamandan kurtulur ve insani zamanda onu “unutur.” Yine de oyunun dünyası daha da özel bir anlamda  zamanla bağlantılıdır. Aslında oyuna ait olan her şeyin bir zamanlar kutsalın ortamına ait olduğunu gördük. Ama bu, oyun ortamını tüketmez. Gerçekten de, insanlar oyunlar icat etmeyi sürdürürler ve bir zamanlar pratik-ekonomik ortama ait olan bir şey ile de oynanabilir. Oyuncakların dünyasına şöyle bir göz gezdirmek, insanlığın eskicileri olan çocukların, ellerine geçen her türlü eski eşya ile oynadıklarını ve oyunun böylece artık var olmayan kutsal dışı davranış ve nesneleri koruduğunu gösterir. Eski olan her şey kutsal kökeninden bağımsız olarak oyuncak haline gelmeye uygundur. Dahası var: Hâlâ kullanılmakta olan nesneler söz konusu olduğunda da bunların dönüştürülüp –örneğin, küçültülmeleriyle– oyuna dahil edilmeleri mümkündür: Bir otomobil, bir tabanca, elektrikli bir ocak küçültülerek birdenbire oyuncağa dönüşür. Peki o halde oyuncağın özü nedir? Oyuncağın özsel karakteri –iyi düşünülürse, onu diğer nesnelerden ayırt etmeyi sağlayan tek özellik– sadece “bir zamanların”, “artık olmayan bir şimdinin” zamansal boyutunda kavranabilecek son derece tekil bir şeydir (ancak, küçültme örneğinin de gösterdiği gibi, bu “bir zamanları” ve bu “artık olmayan şimdiyi” sadece artsüremli anlamda değil, eşsüremli anlamda kavramak gerekir). Oyuncak –bir zamanlar, artık olmayan bir ortamda– kutsalın alanına ya da pratik-ekonomik alana ait olmuş şeydir. Eğer bu doğruysa oyuncağın özü (çocukların oyuncaklarını ellerinde döndürüp dururken, onları sallarken, yere atarken, içini dışına çıkarırken ve en sonunda paramparça ederken boşu boşuna kavramaya çalıştıkları şey – Baudelaire’e göre oyuncağın “ruhu”) her şeyden önce tarihsel bir şeydir; hatta, deyim yerindeyse, saf haldeki Tarihselliktir.”
Özellik Değer
Basım Tarihi 2010
Baskı 1. Baskı
Ebat 13 x 19,5 cm.
ISBN 978-605-4244-10-2
Sayfa 180

Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.

Güvenlik Kodu
ÜCRETSİZ KARGO
ÜCRETSİZ KARGO 75 TL ve üzeri
CANLI DESTEK
CANLI DESTEK 09:00 - 18:00 arası
KOLAY İADE
KOLAY İADE 15 gün içinde
GÜVENLİ ALIŞVERİŞ
GÜVENLİ ALIŞVERİŞ 128Bit SSL ile

© 2019 Pusula 20 Teknoloji ve Yayıncılık A.Ş Tüm hakları saklıdır.

RapidSSL, Visa, Mastercard
Hipotenüs Hipotenüs E-Ticaret Sistemleri İle Hazırlanmıştır.